ÇEVRE -YAŞAM Haber Girişi : 10 Haziran 2020 11:55

Bodrum'da beyaz kum furyası sürüyor!

Bodrum’da bu yıl zirve yaptığı gözlenen beyaz kum furyası devam ediyor. Belediye ekipleri son 6 günde, 7 otel, 1 beach ve 3 tatil sitesi sahiline beyaz kumların serilmesini engelledi.

Bodrum’da bu yıl zirve yaptığı gözlenen beyaz kum furyası devam ediyor. Belediye ekipleri son 6 günde, 7 otel, 1 beach ve 3 tatil sitesi sahiline beyaz kumların serilmesini engelledi. Uzmanların çevre ve insan sağlığı açısından olumsuz etkilerini sık sık vurgulamasına, kamuoyunun doğal dokuyu bozması nedeniyle tepki göstermesine, ilgili kurumlar tarafından tespit edildiğinde de yüzbinlerce liralık cezaların yazılmasına rağmen bazı yatırımcıların bu uygulamada ısrarcı olması şaşkınlıkla karşılanıyor. 

Geçtiğimiz gün Yalıkavak Mahallesi’nde bulunan 5 yıldızlı bir otele ceza yazılmasıyla başlayan beyaz kum operasyonu sonrasında Bodrum Belediyesi Çevre Koruma Müdürlüğü ekipleri 7 otel, 1 beach ve Bodrum’un en pahalı evlerinin bulunduğu 3 sitede kum serme işlemini durdurdu. Buna rağmen ilçenin farklı noktalarında sahile beyaz kum serildiği ile ilgili ihbarlar gelmeye devam ediyor. 

PİNA'YA DA BAŞTANBAŞA BEYAZ KUM SERDİLER

Öte yandan Milas’a bağlı Pina Yarımadası’nda bulunan 3 lüks otelin sahiline de geçtiğimiz sezonlarda beyaz kum serildiği ortaya çıktı. Kumların denize verdiği tahribat ise geçtiğimiz aylarda havadan çekilen görüntülerle gözler önüne serildi. Bembeyaz sahili ışıl ışıl görünürken plajlar, deniz dibindeki beyazlıklar da dikkatlerden kaçmadı. 

Kent Tv'ye konuşan Bodrum Kent Konseyi Başkanı Arif Yılmaz, yapılan bu işlemlerle deniz çayırlarının yok olduğunu ifade ederek şunları söyledi:

“Deniz çayırları dediğimiz, erişte dediğimiz Posidonia Oceanica çayırları denilen bir endemik bir yosun türü var. Bizim Bodrum’un denizlerinin bu kadar berrak, temiz ve oksijen dolu olmasının sebebi bu yosun türü. Bu yosun dürünü halkımızın bilinçsizliğinden hoşlanılmıyor, yok edilmeye çalışılıyor. İş makineleriyle kazılmaya çalışıldı. Daha sonra çeşitli kimyasallar dökülerek yok edilmeye çalışıldı. Bunları hemen ispatlayamıyorsunuz, olup bitikten sonra görebiliyorsunuz. En son olarak da o bölgeye kum dökerek orayı kapatmak ve Maldivler sahil görünümü verme iddiasıyla yapılan hareketler oldu. Bu yapılan işlemin birden fazla sakıncalı yönü olan bir şey. Denize ve kıyıya atılan kum orada durmayacağı için önce deniz büyük beton bloklarla çevriliyor. Deniz dibine beton bloklarla bir beton yapılıyor, kum kaçmasın diye. Daha sonra ise kumlar dökülüyor. Deniz çayırlarının üzerine önce beton seriliyor, sonra üzerlerine bu kum dökülüyor. Kanuni olarak denize böyle bir müdahale yapmanız yasak. Deniz dibindeki bu çayırlar endemik bir tür. Akdeniz’de koruma altından Barselona sözleşmesine girmiş, Tarım bakanlığından bile koruma altında olan bir canlı. Onlar yok ediliyor. Dökülen o ince kumların kimyasal özelliklerinden dolayı, halk sağlığına zarar verdiği biliniyor, daha sonra analizlerle ortaya çıkacak zaten. Bizim bu kıyılarımızdaki ekosistem bozuluyor. Bunun bedelini biz yıllar sonra çok acı şekilde ödeyeceğiz. Bu gün Marmara denizine nasıl üzülüyorsak, buradaki denizlerimize de ilerde çok üzüleceğiz. Deniz çayırları kıyı erozyonunu önlüyor. Hem suyu berraklaştırıyor, hem de oksijen sağlıyor. Deniz dibindeki diğer canlılara üremeleri için olan önemi de var. Bizim Bodrum kıyılarımız kendi doğal yapısıyla gereği, çakıllı, taşlık, kum ve deniz çayırlı kıyılarımız var. Bizim güzelliğimiz bu. Bizim bu güzelliğimizi kabul ediyorsa insanlar gelsinler bizle beraber sahip çıksınlar. Bunu değiştirmeye çalışırlarsa, bundan sonraki olacak felaketin önüne geçemeyiz” dedi.