Türkiye için Koronavirüs’te Son Virajdayız

Rahmetli dedem uzun yol şoförlüğü yapmış bir dönem. O anlatırmış, babannem de bize anlatırdı. Eskiden Almanya’dan Türkiye’ye arabayla gelen giden çok olurmuş. Yalnız kazalar da hep Türkiye tabelasını gördükten sonra gerçekleşirmiş. Dedem usta bir şoför nazarında o kazaları değerlendirirken “yol bitmeden rehavete kapıldıkları için, heyecanları dikkatsizliğe davetiye çıkardığı için insanlar ailelerine kavuşamadan ya hastaneye ya cenazeye kavuşurlardı” diye anlatırmış. Benim anladığım kadarıyla dostlar, koronavirüs sürecinde tam da Türkiye tabelasını gördüğümüz yerdeyiz. “Başardık biz bu işi” deyip rehavete kapılıp, “oh kurtulduk hapislikten” deyip heyecanımıza yenik düşersek bugünleri başa sarma veya hiç istemediğimiz kefenlenemeden göçme sahnesini yaşayanlar arasına dahil olabiliriz.

 

Dolayısıyla içinde bulunduğumuz bu günler maskelere ve tedbirlere dünden daha sıkı sarılma zamanı. “Tedbirsiz tevekkül olur” zannedenlerimiz var. Onları hayal kırıklığına uğratmak istemem ama dostlar, “tedbirsiz tevekkül” dün olmadı, bugün de olmaz. Evinizin kapısı olmazsa hırsız girer, kapısı var ama kilidi yoksa da hırsız girer. Fakat evinizin kapısı var, kilidi sağlam, üstüne bir de alarm sistemi varsa hırsız niyetinden vazgeçer. Kapıyı sağlamlaştırır, kilidi takarsanız artık Allah’a havale edebilirsiniz durumu. Ekininizi toprağa kavuşturmadan biçeceğiniz günü beklemeye başlayamazsınız değil mi? Bazılarımız da o rahatlık var görüyoruz pek tabi, ancak uyarmak isterim “tedbirsiz tevekkül Yaradan’a şirk koşmaktır” der Kainatın Efendisi bir hadisinde.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıklamalarında sürekli olarak temas ve sosyal mesafenin altı çiziliyor. Bir taraftan güzel gelişmeleri paylaşalım gayreti var, diğer yandan “ya dikkatsizliğe, heyecana kapılıp büyük bir kazaya yol açarsak” endişesini taşıyor cümleleri. Açıklamaları iyi okumak, devletimizin aldığı tedbirleri harfiyen uygulamak vakti şimdi.

 

Bir de bilinmesi gereken bir şey var dostlar, tedbirler ufak ufak kalkacak. Yani öyle birden bire 500 kişilik davetler, toplu yaz kampları vs. mümkün olmayacak. Daha az insanın bir arada olduğu, sosyal mesafenin korunduğu ortamlar hazırlanmaya başladı. Hem turizm için, hem AVM’ler hem de restoran, kafeler için…

 

Sağlık emekçilerimiz, vefa sosyal destek gruplarımız, bu süreçte aralıksız çalışmaya devam eden tüm sektör çalışanlarımız ve hatta evlerinde oturmak zorunda kalan esnaflarımız çok yoruldu, çok yıprandı dostlar. Kimi koşturmaktan bitap düştü, kimi parasızlıktan…

 

Gelin bu kadar emeği havanın güneş açıp, denizin ışıl ışıl parlamasının heyecanına yenik düşerek kaybetmeyelim. Gelin biraz daha sabır ehli olmaya adayalım gönlümüzü. Ataların tabiriyle “Gündüz kandilimizi hazırlayalım, gecenin karanlığına razı olmayalım” dostlar..

 

Koronavirüste son virajdayız dilerim rehavete kapılmaz, özlemini çektiklerimize en kısa zamanda sıkı sıkı sarılırız.

Aşkınız daim olsun…