Kent Konseyi’nde Genel Sekreter ataması tartışma yarattı, Yönetmelik uygulanmadı iddiası

Bodrum Kent Konseyi’nde geçtiğimiz günlerde gerçekleşen genel sekreter ataması tartışmalara neden oldu. Yaşanan sürece dair Bodrum Kadın Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Figan Erozan, Ege Alternatif’e özel açıklamalarda bulundu.

Bodrum Kadın Dayanışma Derneği, atama sonrası yaptığı açıklamada genel sekreterlik seçimine ilişkin yönetmenliğe aykırılık olduğunu ifade etmişti.  Açıklamada, eski genel sekretere yönelik şiddet olayına da değinilmişti.



Yaşanan sürece dair Bodrum Kadın Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Figan Erozan, Ege Alternatif’e özel açıklamalarda bulundu.



Atama sürecini eleştiren Bodrum Kadın Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Figan Erozan, genel sekreterin değiştirilmesine yönelik Kent Konseyi Yürütme Kurulu’nun almış olduğu bir kararın bulunmadığını söyledi.  Erozan, “ Kent Konseyi Yürütme Kurulu üyesi olarak kadın meclisi yönetimine katıldığımda, genel sekreter değiştirme görüşleri var. Fakat genel sekreterin yürütme kurulundan alınmış görev değişikliğine yönelik belediye başkanına iletiliş bir yönetim kurulu kararı yok. Yönetim kurulu kararı işin en önemli kısmı. Peki o zaman bu talep nereden geldi? Biz esas olarak buna bakıyoruz. Yani, madem böyle bir şey yok, işini yapmıyor gibi genel bir söylemle bu olmaz.  Hangi usuller çerçevesinde çalışacağımızı tanımlamak mümkündür. Bu tanımlamayı yapmadan ve bu tanımlamadan kaynaklı olarak birimde bir sorun varsa, evet, o zaman dersiniz ki: "Böyle birimde personel yeterli oranda etkinlik sağlayamıyor, bir sorun var." O zaman bunu tartışırsınız.” Dedi.



MESELE KİŞİSEL DEĞİL KURUMSAL İŞLEYİŞ 



Kent konseylerinin işlevine dikkat çeken Erozan, “Şimdi, Berna Hanım hakkında çok fazla konuşmak istemiyorum. Kendisi on yıldır bu süreçte yer aldı ve Kent Konseyi'nin kuruluş süreçlerinde de bulundu. Şu an baktığımızda bir şekilde bu süreci yönetmiş biri var. Belediye ile Kent Konseyi arasındaki ilişki açısından bakarsak, belediyenin yönetimde bir etkisi bulunmaktadır. Şimdi, göreve yeni başlayan yönetim açısından en tehlikeli şey şu; Bu durum yeni yönetim tarafından ifade edildi. Bodrum Kent Konseyi'nin kuruluş sürecinde de bu konu gündeme geldi. Fakat burada çok fazla yöntem değiştiriliyor ve herkes kendi sistemini kurmaya çalışıyor. Bu, oldukça tehlikeli bir durumdur. Peki, bu tehlike nedir? Türkiye'de siyasi örgütlerde, vakıflarda ve benzeri yapılarda her yeni gelenin kendi düzenini kurması doğru mudur? Eğer böyleyse, Türkiye'de yaşayanlar için işlerin yürütülmesi oldukça zor hale gelir. Kimseye itiraz edilmesin. Hem birine itiraz edip hem de kendi ekibine destek vermek tutarsız olur. Eğer Kent Konseyi, başlangıçta belirlenen 21 felsefesiyle kurulmuş bir yapıysa ve bu durum söylenebiliyorsa, o zaman Kent Konseyi kurumsallaşıyor demektir. Bu durumda, Yurttaş’a ait olan bir yapı, kurulma amacına uygun olarak, Yurttaş ile belediye ve kurumlar arasındaki sorunların çözümüne Yurttaş’tan doğru çözüm üretmesi gereken bir kuruma dönüşüyor demektir. Ancak bu, zamanla devlet benzeri bir yapıya evrilme riskini de taşır. Bu süreç, başlı başına bir yönetim anlayışının değişmesini gerektiren bir durumdur.” İfadelerini kullandı.



KENT KONSEYİ BASILDI



Eski sekreterin şiddet gördüğüne dair iddiaları da gündeme getiren Erozan, “En önemli nokta şu: Diyelim ki Kent Konseyi yürütme kurulu, “Biz bu yöntemle çalışacağız” dedi ve genel sekreter de işini eksiksiz yaptı. Buna rağmen yine de itirazlar gelecektir. Çünkü mevcut genel sekreter, geçen dönem yani iki buçuk ay önce, genel kurula on gün kala, bir YK üyesi tarafından iki kadına yönelik çifte ayrımcılıkla karşı karşıya bırakıldı.  Dahası, Kent Konseyi ofisi basıldı. Bunu açıkça söylüyorum. Bu olayın yönetiminde de yine genel sekreter vardı. Üstelik şiddet ve tehdit olayları yaşandığında, genel sekreter üzerine düşeni yaparak ilgili yerlere haber verdi. O kadın da bize ulaştı. Biz de o dönemde, kadın eşliğinde durumu Kent Konseyi yürütme kuruluna ilettik. Süreç boyunca her yerde “YK üyesi sorumlu olsun, YK üyesi hesap versin” denildi. Sonuç olarak, bir kez daha gördük ki, her ülkede olduğu gibi burada da genel sekreterle ilgili süreçlerin titizlikle ele alınması gerekiyor.” Diye konuştu.

İşte o açıklamaların devamı:


12.02.2025 11:22:42