Üniversite öğrencilerinin tutuklu 301 arkadaşları için ülke genelinde yaptığı, “2-Nisan’da Ulusal Boykot” çağrısı geniş kesimler tarafından destek gördü.
Bodrum’un Yeni Markası: “Boykot-Lab.”
Egealternatif / Onat KARAHAN - Üniversite öğrencilerinin tutuklu 301 arkadaşları için ülke genelinde yaptığı, “2-Nisan’da Ulusal Boykot” çağrısı geniş kesimler tarafından destek gördü. Boykotu kırmak için, AKP’den gelen hamleler ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturma uyarıları ülke genelinde etkili olmadı. İçişleri Bakanı Yerlikaya boykot çağrısını, “Darbe girişimi” olarak nitelerken; AKP Sözcüsü Ömer Çelik de boykotu; "Siyasi tarihimizdeki en büyük siyasi fanatizm ve sosyal bölücülük" olarak değerlendirdi. Muhalefet partilerinin tamamı boykota destek verirken, sanatçılar da yaptıkları açıklamalar ile kampanyaya destek olacaklarını kamuoyuna duyurdular. Bodrum’da boykotun farklı bir rengi oluştu. Tüketici boykotu, esnafın da aktif desteği ile adeta kepenk kapama eylemine dönüştü. AKP’nin; “Boykotçular esnafı mağdur edecek” söylemi Bodrum esnafı tarafından adeta boşa çıkarıldı. Bayram tatili devam etmesine karşın, çarşı merkez dahil işletmelerinin fark edilir bir çoğunluğu dün kapılarını açmadı. Bazı cafelerde; “Açığız. Ama ücret almayacağız. İçecekler ikramımızdır. İçeceğinizi yanınızda da getirebilirsiniz” ilanları ile tüketicilere ve müşterilerine destek sundular.
Öztürk: “Boykot Sosyalleştirir.”
Tatile karşın Bodrum’daki AVM’ler de büyük bir sakinlik yaşandı. Bunun etkisi ile çarşı merkezde, yollarda, deniz kenarlarında ve parklarda hava muhalefetine karşın doluluk gözlendi. Oasis AVM’de hediyelik işletmesi olan Duran Öztürk; “AVM kültürü insanın doğasına aykırıdır. Ekonomik yaşamımızı kendimizin belirleme şansımız yok. Çok uzun süre AVM’de ticari faaliyet sürdüren deneyimli bir esnaf olarak şunu net söyleyebilirim. AVM dayatmadır, manüplasyondur, AVM iyi bir şey olsaydı, cennette de AVM vaadinde bulunulurdu. Boykota katıldım doğal olarak. Ülkemizde 301 gencin demokratik haklarına sahip çıkmaları nedeni ile tutuklu olması bu yüzyılın ayıbıdır. Gençlerin ülkeden umudu kesmelerinin, geleceklerini yurt dışında aramasının sorumlusu olan iktidar eliyle bu baskı kuruluyor üstelik. O gençler onurumuzdur. Geleceğimizdir, yüz akımızdır. Onları asla yalnız bırakmayacağız. Boykot nedeni ile sokağa çıktık ve hayata karıştık. Oasis’de dükkan komşuluğu yaptığım arkadaşlarımla yollarda, meydanlarda, limanda karşılaşmanın keyfi de bir başka imiş. Bir itirafta bulunmak gerekirse; Boykot sosyalleştirir. Yaşamımda ticari faaliyetimle ilgili radikal bir karar aldım. 21 yıldır çalıştırdığım işyerimin Oasis’teki faaliyetini sonlandırdım. AVM kültürü bana çok uygun bir alan değilmiş” görüşlerine yer verdi.
Yargı Sopasına Tepki
Bodrumlu boykotçuların bir kesimi sosyal medya paylaşımlarından yaptıkları çağrı ile dün saat 18.00’de Bodrum Marina girişinde, boykot listesindeki Espressolab işletmesinin karşısında bir araya geldiler. Etkinliğe destek verenlerden Muğla Barosu, Bodrum Temsilcisi Onursal Özbek; “Burada gördüğünüz gibi son derece güzel renkler buluşması gerçekleştiriliyor. Adeta çok çiçekli bahçe gibi meydan. Sözgelimi üstlerini arasanız tek tırnak makası bulamayacağınız, ağızlarından kötü söz duyma ihtimalinizin asla mümkün olmayacağı bir toplam buluştu burada. Ülkenin aydınlık ve gülen yüzü bu insanları; yargı sopası ile soruşturma ile tehdit etmenin hem hukukta, hem de vicdanda inandırıcılığı, yeri olamaz. İktidar barışçıl, yasal, hukuk normlarıyla uyumlu tüm etkinlikleri yasa dışı göstermeyi bir alışkanlık haline getirdi. Ama artık insanlar bu ayrıştırıcı, nefret söyleminden bıktı ve gördüğünüz gibi ciddiye de almıyor. Nasıl ciddiye alsınlar? Anayasa Mahkemesi’nin kapatmakla tehdit edenlerin hukuktan söz etmesinin hangi zeminde inandırıcılığı olabilir ki? Ayrıca en yaygın boykot çağrıları, şu anda boykota şaibe düşürmeye çalışan iktidar kanadından gelmişti” görüşlerine yer verdi.
Espressolab’a Komşu Oldular
Eylemci topluluk Espressolab yanındaki alana geçerek orada kahve demledi. Espressolab ile adeta kapısız-kapı komşusu olan topluluk, ücretsiz hizmet veren işletmelerine; “Boykot-Lab” adını verdi. Boykot-Lab’da ahve demlenirken Bodrumlu Eğitimci Yüksel Okyay demledikleri kahvenin tarifini; “İçine mutlaka sevgi koyacaksınız. Dayanışma kahvenin bileşenlerinin tutkalıdır. Bilinç demlenme esnasında akıl süzgecinden geçecek. Karışım barış içerisinde ısınırken, yürekteki sıcaklıkta büyür. Bir tutam hukuk, bolca adalet koymalı içine.. Uyumlu ve barışçıldır. İşte tam da bu kahvenin 40 yıl hatırı vardır. Demokrasi olmazsa olmazıdır, sütün köpüğünün kahvenin üzerini kapladığı gibi kaplar.” sözcükleri ile katılımcılara aktardı. Demlenen kahve boykotçulara ikram edildi. Boykot-Lab’da bu hareketlilik yaşanırken, Espressolab’da tek bir müşterinin dahi olmaması dikkatlerden kaçmadı. Yoldan geçen araçlar kornalarla, yayalar ise alkışlarla eylemcilere destek verdiler. Boykot-Lab’daki topluluk sık sık; “Huzur yoksa, boykot var” sloganını attı.