• Nevavprestij
POLİTİKAHaber Girişi : 28 Şubat 2025 12:27

Türkiye solu Öcalan'ın çağrısını nasıl gördü?

Türkiye solu Öcalan'ın çağrısını nasıl gördü?
Öcalan ile görüşen heyet, Taksim'de açıklama yaptı. Öcalan, PKK'ye silah bırakma ve kendini feshetme çağrısı yaptı. Çağrıya sosyalist partilerden gelen yorumları derledik.

İmralı Adası'na giden 7 kişilik DEM Parti Heyeti, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın çağrısını dün İstanbul, Beyoğlu'nda açıkladı.

voyage otel

 

DEM Parti İmralı Heyeti'nin mesajını açıkladığı Abdullah Öcalan, "Silah bırakma çağrısında bulunuyor ve bu çağrının tarihi sorumluluğunu üstleniyorum. Varlığı zorla sona erdirilmemiş her çağdaş cemiyet ve partinin gönüllü olarak yapacağı gibi devlet ve toplumla bütünleşme için kongrenizi toplayın ve karar alın; tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir" dedi.

 


'TKP, SİLAH BIRAKMA ÇAĞRISINA OLUMLU ANLAM YÜKLEMEKTEDİR'

 

Öcalan'ın mesajı sonrası sosyalist partilerden açıklamalar yapıldı.

 

Türkiye Komünist Partisi'nin (TKP) X hesabından yapılan açıklamada, "Türkiye’de yurttaşlarımızın etnik kökenleri nedeniyle birbirinden uzaklaşmasına, kanlı bir hesaplaşmanın içine sürüklenmesine, emekçi halkın bölünmesine, sorunların gerçek çözümünden uzaklaşmasına neden olan çatışmaların sona ermesi, kullanılan ifadeyle 'silahların susması' karşı çıkılması mümkün olmayan bir gelişmedir. TKP bu doğrultuda yapılan çağrılara, varılan ya da varılacak anlaşmalara olumlu bir anlam yüklemektedir" denildi.

 


Açıklamanın devamında ise şu ifadeler kullanıldı: "...Bundan on yıl kadar önce de dillendirilen 'Türkler ve Kürtler ittifak yaparsa Türkiye bölgenin en önemli gücü olur' tezi, bugün sürecin muhatabı olan taraflarca yine gündeme getiriliyor. Türkiye’nin sorunları, bölgesel rekabet ve çatışmalarda hamle yaparak çözülmez, tersine yeni sorunlar üretilir. TKP geçmişte olduğu gibi bugün de Yeni Osmanlıcı bir perspektifle Türkiye’nin bölgesel iddialarını artırmaya çalışmasının büyük maliyetleri olacağı konusunda halkımızı uyarmaktadır. Aylardır kimi yayın organlarında açık bir biçimde savunulan yayılmacı, fetihçi stratejilerin ülkemiz ve halkımız için yıkımdan başka sonuç vermeyeceği ortadadır. Sınırlarımızın ötesinde hak iddia etmek yerine kendi topraklarımızda bağımsız, egemen, refah içinde bir ülke yaratmalı, yurttaşlarımızın eşitlik içinde özgürce yaşamasını sağlamalıyız."

 


Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş da sosyal medya üzerinden bir paylaşımda bulunarak sürece dair açıklamada bulundu.  Baş, "Tarafız! Savaşa karşı Barış, Emperyalizme karşı Bağımsızlık, Faşizme karşı Özgürlük, Gericiliğe karşı Laiklik, Saray’a karşı Demokrasi, Eşitlik, Özgürlük ve Kardeşlik için Sosyalizm mücadelesini büyüteceğiz…" ifadelerini kullandı.

 

 

'KÜRT SORUNUN ÇÖZÜM SÜRECİNDE YENİ BİR EŞİK'

 

Emek Partisi'nden (EMEP) de Genel Başkan Seyit Aslan imzasıyla "Ülkede demokrasi, bölgede barış talebini yükseltmeye devam edeceğiz!" başlığıyla bir açıklama yapıldı.

Açıklamada, "Abdullah Öcalan’ın İmralı'dan örgütüne yapmış olduğu “kongre toplama, silah bırakma ve kendini feshetme” çağrısının Kürt sorununu çözüm sürecinde yeni bir eşik olduğu açıktır. On yıllardır süren çatışmaların sona ermesi, sürecin demokratik tartışma zemininde ele alınması ve demokratik yollardan çözülmesi için bir fırsattır. Mücadelenin demokratik bir ortamda ve zeminde verilmesi, tartışmaların önünün açılması açısından önemlidir. Kürt sorunu bölgede geniş̧ bir alanı etkileyen ve son Kürt isyanı olarak tanımlanan bir hareketin silahları bırakma çağrısı elbette pek çok alanda yansımaları kaçınılmaz olacaktır. Hem Türkiye coğrafyasında hem Ortadoğu'da etkileri görülecektir" ifadeleri kullanıldı.

 


'GENEL BİR SİYASİ AFFIN YOLU AÇILMALI'

 

Açıklamanın devamında şunlar denildi: "Öncelikle Kürt halkının temsilciler ile oturup konuşmak, tüm toplum kesimlerinin sürece katılmasını sağlayacak adımları atmak, bu sürecin barışla, çözümle sonuçlanacağı koşulları oluşturmak zorundadır. Sorunun çözümü için gerekli yasal düzenlemeleri yapacak, cezaevinde adeta rehin tuttuğu binlerce siyasetçiyi bırakacak düzenlemeleri yapmalı, genel bir siyasi affın yolunu açmalıdır.

 

KAYYIM SİYASETİNE SON VERİLMELİ

 

Kayyım atanan belediyelerdeki sürece son vermeli ve seçilen belediye başkanları göreve başlatılmalı ve kayyım siyasetine son vermelidir.

Anadilinde eğitim başta olmak üzere taleplerin karşılanması için adımlar atılmalıdır. Sınır ötesi operasyonlarına son vermeli, siyaset yapanlar üzerindeki baskılar, tutuklamalar son bulmalıdır.

 

'DÜZENLEMELER HIZLA YAPILMALI'

 

Kürt halkının ulusal taleplerini karşılayacak düzenlemeler hızla yapılmalıdır. Toplumda demokratik hak ve özgürlükler alanını genişletecek adımları atmak iktidarın görevleri arasındadır. Bu adımlar atılmadan süreç işletilmeden sadece sözlü yapılan açıklamaların karşılığı olmayacaktır."